dans terimleri

6 07 2007

Dans, hem sosyal eğlencelerinin en estetik olanı, hem de estetik unsuru içeren eğlencelerin en sosyalidir. Bütün toplumlarda yaşam tarzının temel bir öğesidir.

Dans, yalnızca yaşamın bir yansıması değil, aynı zamanda yaşamın kendisinin bir yorumudur. Her ne kadar ilk başta dans etmek sosyal nedenlere bağlı olsa da, dans etmenin güçlükleri aşıldıktan sonra bir çok insan, dans edilen yerin atmosferi ve dansları ile kendilerine yeni bir kişilik kazandırmaktadır.

Dansın herhangi bir anında dansçı kendini, zihinsel ve duygusal olarak kendi seçtiği bir dünyada bulabilir. Müzik ve mekan atmosferi oluşturur, bunun yanında dans yoluyla kişiliğini ortaya koyan dansçının kendisidir.
++++++++++++++++++++++++

“Paso Doble” terimi dansın kültürünü pek de çağrıştırmayarak “iki adım” anlamına gelir. Tıpkı İspanyolların boğa güreşlerindeki gibi erkeğin bir matadoru ve kadının da pelerinini temsil ettiği bu dans sadece anayurdu İspanya ve Fransa da değil, tüm dünya çapında etkisi yok olmayacak bir tutku silsilesi yaratmıştır.

İspanya’yla daha çok bağdaştırılmasına rağmen, Paso Doble Fransızların standart danslarından biri olduğu için bir çok popüler figürün Fransızca ismi vardır. Tıpkı Viyana Valtz’i gibi, Paso Doble de yüksek seviyede teknik kabiliyet gerektiriyormuş gibi bir imaj yaratır. Bunun en büyük sebebi, insanların bu her iki dansı daha çok televizyonda yayınlanan dans yarışmalarından takip ediyor olmalarıdır. Buna karşın Paso Doble’nin kolaylaştırılmış sosyal versiyonu, yaş veya kabiliyet sınırı tanımaksızın dünyadaki dans klüplerinde ve İspanya, Fransa, Latin-Amerika ülkelerinde daha yaygındır.

+++++++++++++++++++++++++++

Lambada: Güney Amerika’lı şoparların Florida’lı çıtırları grup
seksine ikna etmek için geliştirdikleri bir kumpastır. Buldukları tüm
hatunları “ hadi dans ediyos, herkez sıraya “ ayağıyla sıraya dizip ,
trencilik oynar gibin eve kadar götürmeleri şeklinde özetlenebilir. Eve
varıldığında “ terlemişinizdir birer bardak su için “ denir ve ilaçlı
sulardan içen Florida’lı marikalar Erovizyona katılacaz sanıp gruba girerler.

++++++++++++++++++++++++++++++

Küba familyası danslarının diğer bir üyesi olan Cha Cha Cha, aynı zamanda sosyal Latin-Amerikan danslarının en popüler olanıdır. Cha Cha Cha’nın birçok hareketinde bu sebeble Rumba Mambo hareketlerinden benzerlikler vardır. En temel farklılık “Cha Cha Cha” dadır. Bu terim adını müzikteki dördüncü vuruşun, kolay yakalanabilen Cha Cha Cha ritmini vermek için bölünmesiyle oluşmuştur.

Bu dans başlangıçta Mambo ve Rumba’nın bir çeşidiydi ancak 1948′de Enrique Jorrin, Mambo’nun doğduğu danzon ritmiyle, montuno ritimlerini karıştırdı. Sonuç gözle görülür şekilde farklı ve heyecan vericiydi. Jorrin’in “aldatmaca” anlamına gelen bu yeni kompozisyonu “Enganadora” 1953′te kayıtlara geçti ve devasa ölçülerde popülarite kazandı. Dansçılar hep daha da fazlasını talep ettiler. Cha Cha Cha’nın anlaşılır ritmi küçük müzik topluluklarından büyük orkestralara kadar hemen hemen her şekilde yorumlandı ve kısa sürede neredeyse tüm müzisyenler Cha Cha Cha çalmaya başladı.

++++++++++++++++++++++++++++++++++

erkeklerin korkulu rüyasıdır kendileri asenanın uzmanlık alanı incinin ve ilhanın dansı olan oryantal için kısa bir bilgi vericem artık bunuda okursunuz değil mi?

Oryantal
Oryantal Kökeni eski Mısır`a kadar dayanan, Ortadoğu`nun kadınlara özgü en kıvrak ve seksi dansı.

++++++++++++++++++++++++++++

Rumba, önce Afrika’da ortaya çıkmış, 1890’larda köle ticaretiyle Küba’ya taşınmış ve orada patlamış. Bir Afrika müziğinden beklediğiniz tüm egzotik durumları barındıran Rumba, 4+4, 3+3+2, 3+5 şeklinde farklılık gösterebilen 8 vuruştan ibaret, üstelik çok ritmli olduğu için karışık olabiliyor. Bugün yapılan rumba, biraz daha evcilleştirilmiş bir versiyon ve ballroom rumba da deniyor.
+++++++++++++++++++++++

JIVE “Lindy Hop’tan Rock’n'Roll’a”
Dans tarzları daima müzikal akımları takip ederek gelişmişlerdir. Bunlardan en popüleri kuşkusuz Rock’n'Roll dur. Bu dansın genelde 1950lerde ortaya çıktığı düşünülse de, aslında Rock’n'Roll bundan 20 sene evvel Amerika’da filizlenmişti. 1920lerin başlarında, hayvan dansları olarak nitelendirilen türde danslar çok yaygındı. Bunlardan en bilineni “hindi koşuşu”ydu. Charliston veya Black Bottom gibi diğer dans çılgınlıklarında ise müzik hızlandıkça vahşi figürler daha da vahşileşiyordu. Bu danslardan diğer danslar, stiller türedi ve 1920lerde çiftin ayrılıp birleştiği Teksas Tommy ya da “Breakaway” ortaya çıktı.

Lindy Hop ve Jitterburg
1920′nin sonunda bu dans oldukça popülerdi. 1927′de Spirit of St. Louis adlı uçağıyla Charles Lindbergh Atlantik’i tek başına geçmeyi başarınca, bu olayı lanse eden gazete manşetleri, Lindy Hop dansının yeni ismi olarak adapte edildi. Bu dans 1930larda gelişmeye devam ettikçe, Harlem Savoy balo salonunda zamanın meşhur Swing müziği çalan toplulukları sayesinde ev edindi. Savoy salonunda bu orkestralarda çalan kişiler Swing’in ustalarıydı; Cab Calloway, Tommy Dorsey, Louis Armstrong, Count Basie ve Duke Ellington. Dansçılar, müzik gruplarını; müzik grupları da dansçıları karşılıklı etkileyerek müzikal yorumu ve dansı yeni boyutlara taşıdılar.

1937′de Benny Goodman New York Paramount Tiyatrosunda konser verdiği zaman gençler deliye dönüp, koridorlara akın etmişler ve gazetelerin dansı adlandırdığı üzere, “Jitterburg” yapmışlardır. Bu çılgınlık Amerika’yı kavurmuştur. Teknikteki çeşitlilikler Boogie-woogie ve Swing Boogie gibi stillerin gelişmesine sebeb olurken; Lindy Hop, Jitterburg ve Boogie-woogie danslarının tümünü kapsayan “Jive” terimi bu sıralarda oluşmaya başlamıştır. Ancak dansın adı ne denirse densin, çalınan müzik hep Swing olmuştur.

Dans Stilleri – Lindy Hop’tan Rock’n'Roll’a
İkinci Dünya Savaşından sonra müzik grupları küçüldü ve müzik değişime uğradı. 1950lerin müziği artık Swing kadar yumuşak ve akıcı değil ama daha kitlelere hitap ediciydi. Bu müzik Rock’n'Roll idi. Doğal olarak müzik değişince, dansçının müziği yorumlaması da farklılık kazandı. Daha sert olan bu yeni ritim ortaya ani hareketleri olan iki boyutlu bir Jive türü çıkardı. 1950lerin sonunda Jive daha değişik bir stille tüm dans okullarında ve salonlarında yaygınlaştı.

Lindy Hop, Boogie-woogie ve Rock’n'Roll’ danslarının temeli esasen aynıdır: altı vuruşlu bir ritim (Lindy Hop’ta sekizlik ritim de kullanılır). Bu danslarda temel adım olarak dansçılar rock ya da swing tarzında iki adım yana, sonra bir adım geriye ve en son da yerinde olmak üzere dans ederler. Son iki hamle bu dansların ritmini temsil ettikleri için standartlaşmışlardır. Ancak yana atılan adımlar bir çok stil değişikliklerine maruz kalmışlardır.

Boogie-woogie de “tap” denilen yere ayak ucuyla vuruş, bu dansın serisini oluşturmak için eklenmiştir: tap, adım, tap, adım, geriye bir adım ve temel adım. Bu adımlar dizler içeriye çekilerek atılırlar.

Rock’n'Roll yarışmalarında ise Boogie “tap”leri, “flick” denilen adımlara dönüşmüştür: flick, adım, flick, adım, geriye adım ve temel adım. Bu tarz dans özellikle yarışmalarda standart hareketlerle kaynaştırılarak abartılır ve ortaya etkileyici akrobatik hareketler çıkar. Bu yüzdendir ki bu stil, bir erkek ve kadının beraber dans etmesinin ötesinde akrobatik çevikliği irdeler ve özelliğini buna borçludur.

Bugün Jive hızlı şasi adımları ile geri ve öne adımlardan oluşur. Şasi adımlarında ilk hareket eden ayak bilek ucunda, takip eden ayak ise düz basar. Aynı zamanda dansçı ağırlıksız izlenimi verecek bir şekilde yükseklik değiştirir.

uğurkan erezin sözüyle rock’n roll dansının biras daha dinamiği veya hareketlisi

++++++++++++++++++++++++++++++

Arjantin tango en başta habanera tangosundan etkilenmiş olup bugünkü halinden oldukça farklıydı.

Arjantin Tangoya ilk formunu veren Habanera tangosu flemenko tangosu ve Milonga tangosu bileşiminden oluşurdu, 1883’lerde duyulan Habanera bu yüzyılın sonuna doğru etkisini yitirmiştir. 1900’ lerin başında yaşayan ve Compadrito olarak bilinen bir karakter tango dansının geleneksel figürlerini yarattı ve kendi erkeksi stilini bu dansa yansıttı. Daha sonra Compadrito Candombe Dansçıları tarafından diz kırılmaları, yürüyüş adımları ve dönüşler eklenerek taklit edildi.

Tango dansı altın yıllarını 1940’ ların ve 50’ lerin başında yaşadı ve günümüzde 3 çeşit olarak devam etmektedir : Salon, Fantezi ve Sahne.

++++++++++++++++++++++++++

Birinci Dünya Savaşının sonunda halkın savaş bunalımını ve sıkıntısını üzerinden atmak istediği bir dönem başlamıştı. Özellikle “ kayıp jenarasyon” olarak adlandırılan gençler sosyal hayatlarında yeni bir arayış içine girdiler. Bunun sonuçlarından biri de gece klüplerinde,kabarelerde ve dans salonlarında savaş öncesine göre daha farklılaşan yeni bir dans şekliyle ortaya çıktı. Bu dans ta eskiye göre sık sık partner değiştirmeyi normal karşılayan, daha yakın ve daha gayri resmiydi ve sadece bir tek müzik tarzı bu dansa uygundu- jazz. Jazz’ın kökenleri New Orleans, St. Lois, Memphis ve Kansas City gibi çeşitli merkezlere yayılmıştır ama günümüzde en önemli merkez New Orleans’ tır.

++++++++++++++++++++++

Mambo özellikle Haitanlıların mesken edildiği Küba’da ortaya çıkmıştır. Swing ve Küba müziklerinin karışımı heyecan verici ritim oluşturdular ve bu da yeni bir duygusal dans oluşturdu. Dansın bazı hareketlerin tehlikeli olmasından dolayı yenilenmiş bir versiyonu New York’ta ve Miami’ de dans stüdyolarında, gece klüplerinde ve hotellerde kullanıldı. Günümüzde Mambo yapan profesyonel dansçıların sayısı oldukça azdır ve mambo en zor danslardan biridir. Öte yandan dans litaratüründe mambo Ça-Ça’nın oluşmasına yardım ettiğinden dolayı önemli bir yere sahiptir. Günümüzde birçok insan mambonun çok hızlı bir dans olduğunu düşünür ama aslınsa mambo yavaş ve çok haraketli olmayan sadece dikkat gerektiren bir danstır.

++++++++++++++++++++++++++
salsa
Salsa birçok Latin ve Afro – Karaib danslarının özünden oluşmuştur. Her bir kültürün salsanın gelişiminde büyük payı vardır. Salsa da Mambo gibi sekiz sayımda altı adımdan oluşur. Salsa’ da özellikle dönüşler önemlidir. Bunun yanında dansın bütünüyle görünüşü ve hissi mambonun formlarından oldukça farklıdır. Mambo genelde ileri ve geri hareket ederken salsada yan yana hissediş önemlidir.

samba
Brezilya kökenlidir. Sokak festivalleri boyunca festival dansı olarak kabul edildi. Yirminci yüzyılın başında Broadway’ deki “Sokak Karnavalı” oyunuyla Amerika’ya girdi. Dansın ruhu onu bugüne kadar popüler yapan etkenlerden biridir. Samba bir eğlence dansıdır ve günümüz birçok popüler müziğine ayak uydurabilir.
++++++++++++++++++++++++++++

BREAKDANCE TERİM :

Air flaw:Havada takla atarak dönmek

Air tracks:Eller yerde ayak ve bacakları yere
degdirlmeden dönmek

Baby:Bebek gibi yerde yuvarlanıp zıplamak

Backspeed:Sırtta hızlıca dönmek

Crone:Omuz değmeden kafanın etrafında hızlıca
dönmek

Danlock:Özgün serbest hareketler

Dirsek nighty:Nightden farklı olarak dirseğin
üzerinde dönmek

Egyptian:M.Jackson da oldugu gibi daha çok elektro
bogus stili

Handglove:Yumruk üzerinde dönmek

Kafa:Elleri yere değdirmeden kafa üzerinde dönme

Kafa koper:Kopterden farklı olarak dirsek veya
omuzların değil kafanızın ekseni etrafında dönmek.

Kamikaze:Vücut dik eller yapışık halde havaya
sıcrayarak yere paralel dönmek

Kopter:Yüz üstü yatarak 180 derece açık ayakların
savrularak omuz üstünde dönmek

Kulplu:Jimlastikte oldugu gibi elleriin yere
konularak bacakları değdirmeden döndürmek

Makas:Amuda kalkarak ayakları ilerı geri yürür gibi
hareket ettirmek

Nighty:Amuda kalktıktan sonra eli yerden çekerek
tek el üstünde dönmek

Nighty night:Amuda kalktıktan sonra diğer eli
yerden çekerek tek elin üstünde 4-5 tur dönmek

Tek el:Yerdeki elin dirseğinin karın boşluğuna
destek verilerek vücut yere paralel tek el üstünde dönmek

Tek el jump:Tek el den farklı olrak dönülen elin
üzerinde zıplanarak dönmek

Scorpion:Amuda kalktıktan sonra kafanın içe vücutla
aynı hizaya çekilerek dönmek

Worm:Yüz üstü uzanarak yerde kurtçuk gibi hareket
etmek





tiyatro terimleri

6 07 2007

Açılmak: Oyuncunun gövdesiyle seyirciye dönmesi..

Agora: Pazar yeri. Antik tiyatro yapısı ortaya çıkmadan ve Diyonizos Şenlikleri Atina’daki Akropolis’in güneydoğu yamacına alınmadan önce oyunlar pazar yerinin basamaklı tarafında oynanırdı. Seyirciler basamaklara otururdu.

Alegori: Belli bir kavram düşünce yada ahlak kategorisinin kişileştirme yoluyla canlandırmak, alegoriyi simgeden ayırmak gerekir, çünkü simge kişisel de özeti verirken alagort genelde özeti verir; alegoride tüm ayrıntılar imgesel bütünlük içindedir.

Agon: Antik tiyatroda, tragedya ozanları, oyuncular ve dithyrambas koroları arasında yapılan yarışmalar… Yunan tragedyasında, savsöz ve karşı savsözün öneri ve karşı önerinin, yanıt ve karşı yanıtın, atışma biçimi içinde yer olduğu söz kapışması sahnesi…Çatışma.

Agon: 1. Yarışma
2. Antik Yunan komedyasında düşünceleri birbirine karşıt olan iki oyun kişisinin tartışmaya girdiği bölüm.

3. Antik tiyatroda sanatçılar, ezgiciler, yazarlar ve oyuncular arasında değerlendirme ile sonuçlanan yarışma

Antrakt: Tiyatro oyununun oynanışı esnasında; sahnenin düzenlenmesi, oyuncunun diğer perde için hazırlanması ve seyircinin dinlenebilmesi amacıyla verilen kısa ara.

Avangart Tiyatro: Genel geçerlik kazanmış anlatım yeni biçim ve anlatım denemeleriyle kökten aşmaya yönelik tiyatro hareketleri; deneysel yenilikçi tiyatro uygulamaları.

Altın Çağ: Doruğunu aydınlanma çağı’nda bulunan,XVII. yüzyıl ortalarında XVIII. yüzyıla dek gelişen bir süreç içinde yetişmiş olan büyük oyun yazarları ve yapıtları için kullanılan değim. İngiltere’de Shakespeare, Marlowe, Ben Jonson; Fransa’da da Corneille,Racine, Moliere; İspanya’da Lope de Vega Calderon ve Tirso de Molina ‘Altın Çağ’ sürecindeki yazarlardır.

Anagnorisis: Tanıma. Aristoteles’in Poetika adlı yapıtında bir oyun kişisinin gerçek kimliğini öğrenme.

Anarşi Tiyatrosu: Fransada komün’ ün 1881 de dağılması sonrasında, birinci dünya savaşı’na kadar ki ekonomik bunalım döneminde siyasal baş tanımazlikta (anarşizmle) ilgili tiyatro etkinlikleri. Kent soylu topluma karşı duran ve işçi sınıfının devrim kavgasını savunan bu tür tiyatronun başlıca yazarları arasında Octave Mirbeau ve Darien gibi militan yazarlar ve Louise Michel ve Jean Grave gibi tazar militanlar vardır. Bunlar daha çok propaganda ile uğraşmışlardır.bu tiyatronun oyuncuları amatörlerden ve militanlardan oluşuyordu.

Anlamsızlık Tiyatrosu: İnsanın doğaya ve yaşama olan giderek artan uyumsuzluğunu, doğadan kopmuşluğunu ve yabancılaşmasını bir insanlık durumuymuş gibi kabul eden, bunun içinde alışa gelinmiş mantıksal gelişimi bozarak, öznelci idealizmin bir sonucu olarak değer tanımazlığa eğilimli,ikinci dünya savaşı sonrasında, özellikte Fransa’da yaygınlaşan tiyatro anlayışı.

Anonim Oyun; Kimin yazdığı belli olmayan oyundur. Örneğin bir çok commedia dell’arte senaryosu, Orta çağdaki dinsel oyunların bir bölümü ve bizde pabuççu Ahmet in maceraları anonim oyunlar arasındadır.

Anti Tiyatro: Kabul edilmiş ve bilinen tiyatro kurallarının her yönden dışına çıkan ve tiyatroya karşı tiyatro yapmayı amaçlayan deneyci yazarların savundukları bir anlayış bunların başında Samuel Beckett, Eugene İonesco, Jean Genet gibi yazarlar gelir.

Antik Komedya; İ.Ö 486 yılında başlayan ve aşağı yukarı İ.Ö 200 yılına kadar süren bir dönem içindeki yunan ve Latin komedyaları için kullanılan terim. yunan komedyasının üç evresi vardır; eski komedya (aristofanes), orta komedya (antifanes, aleksis) ve yani komedya (menandros) Latin komedyasının iki ustası Plautus ile Terentius’tur.

Antik Tragedya; İ.Ö VI. yüzyılda yunanlı Thespis ile başlayan ve İ.S. I. yüzyılda Latin Seneca ile son bulan yediyüz yıllık bir süreç içinde yazılmış tragedyalardan her biri. En büyükleri Aiskhülos, sofokles ve Övripides’tir.

Antik Yunan tiyatrosu; İ.Ö II. yüzyıla dek uzanan bir süreç içindeki eski yunan tiyatrosu.
Apar; 1-Oyuncunun rol gereği seyircinin duyacağı biçimde ama öbür oyuncuların duymadığı var sayımla düşüncelerini söylemesi.
2-oyuncunun doğrudan seyirciye dönerek konuşması.
Araba Sahne; araba üzerine kurulan sahne türü. bu ilk kez orta çağda ortaya çıkmış ve kilise’nin dinsel amaçlarına uygun olarak kullanılmıştır.

Ara Dansı; Bir büyük oyunun bölüm aralarında kısa danslı skeç yada salt dans.

Ara Oyun;Büyük bir oyunun sahneleri arasına konulan gösterilen oyundaki gelişmeyi anlamlandıran kesim. Rönesansta iki oyun yada gösteri arasında oynanan mitologya konulu oyun.

Arkalik tiyatro;1- tiyatronun kaynağını ortaya çıkaran tiyatronun henüz örgütlenmediği estetize edilmediği ve herhangi bir betiğe dayanmadığı dönemdeki törensel gösterilerin tümüne verilen ad.
2- Antik yunan tiyatrosunun ilk evresi.
3- ilk antik tiyatro yapılarının İ.Ö 1700yılına dek gerilere giden tarihi süreci. İ.Ö 1700 yıllarında Girit’teki ‘knossos basamakları adıyla birleşik zeminli düz doğrulu oyun alanı ve izleyici yeri buna bir örnektir M.Ö VI yüzyıldaki arkalik Diyonizos tiyatrosu 26 mx28m. boyutları ve ortada sunak yeri olan yamuk bir duvarla sınırlanmıştı. seyirci tepenin eteği ile sınırlı tahta banklarda otururdu.
Arkitektura Tiyatro tarihi içinde aynı adı taşıyan iki önemli kitabın adı.
1- İ.Ö. 16 13 yılları arasında Vitrivüs tarafından yazılan on ciltlik mimarlığa ilişkin yapıt beşinci cilt roma tiyatro yapısı üzerindeydi bu kitap 1484″te bulunduğu nda Rönesans mimarları bunun antik Yunan tiyatro binası olduğunu sanarak o planları örnek aldılar
2 -Sebastaono Serlionun 1551″de yazdığı sahne uygulayımına ve milarlığına ilişkin yapıt serlio bu yaptığında ilk kez sahnedeki görüntü (perspektif)sorununu bilimsel bir yolla çözümlemiş tragedya komedya ve satür oyunları için dekor örnekleri vermiştir.
Arlekino: Rönesansta 1550 yılarında ortaya çıkan İtalyan halk doğaçlama tiyatrosunun en önemli uşak tipi hırsız ama iyi yürekli yalancı ama şirin tahta bir hançer kimseye zararı olmaz renk renk yamaları olan giysisi vardır sonradan bu yamalar baklava biçimi almıştır.

Asal Düğüm: Noktası Baş oyun kişisinin en çok direndiği ya da güç harcadığı yer aksiyon yönelişini gösteren orta bölümün başlangıcı ilk asal düğüm ve bitimi de son asal düğüm noktaları ile sağlanır ilk asal düğün noktası ana çalıştırma başlatır son al düğüm noktası bu çalışmayı sonuca ulaştırır ana çalışma ise eğer kişiler ön plandaysa baş oyun kişisinin yönelişine eğer olaylar ön plandaysa ana olayın gelişimine göre saptanır.

Atellan Güldürüsü: Roma imparatorluğu”nda adını bir taşra kentinden alan kökeni dinsel kutlamalara değin geri giden flüt eşliğinde mimik dansı ve güldürüsü antik yunan tiyatrosunda filyöakes güldürüsünün etkisinde açık saçık doğaçlamaları ve kalın çizgili güldürü içeren oyun türü ( palliata güldürüsü )

Auto Sacramentale: İspanyadaki ilk dinsel oyunlara verilen ad bu oyunlarda kutsal kitaptan öyküler ve ermişlerin yaşamları alegorik oyun kişilerle sahneye getirilmiştir Rönesansta löpe de vega ve tirso di molina ünlü İspanyol yazarları bir çok Auto yazmışlardır.