karikatüristler

19 07 2007




Erdil Yaşaroğlu

11 07 2007
Erdil Yaşaroğlu
Tanıdığım Kadarıyla Erdil…

Onu ilk hatırladığım zamanlarda bebekti daha. Konuşamıyordu, sürekli ağlıyordu ve altına yapıyordu. Küçük, iğrenç ve zararlı bir yaratıktı.

Fakat onu sevmek zorundaydım. Çünkü seçme şansım yoktu. Onla beraber gelmiştik bu dünyaya, onla beraber gidecektik. Anaokuluna giderken öğretmeni ona kağıt ve boya kalemleri vermişti. İlk çizgilerini o zaman gördüm. Çok eğlenceliydi çizdikleri. Diğer salak çocuklar gibi çizmiyordu. Evleri,arabaları, böcekleri değil, rüyalarını ve hiçbir zaman anlamadığım garip ama güzel o şekilleri karalıyordu kağıtlarına.

Sonra ilkokula başladı. O kadar yaramazdı ki, belki uslanır diye her sene sınıf başkanı seçilirdi. Görünürde usluydu. Ama sevmediği öğrencileri yaramazlık yapıyor diye tahtaya yazar ve dövdürürdü onları. Annesi onu gece onikilere kadar eve sokamazdı. Hep sokaklardaydı ama derslerini de ihmal etmezdi. Başarılı bir öğrenciydi. Resim yapmaya devam etti ilkokul boyunca. Ödüller aldı. Okulda yaptığı 23 Nisan ve Kurtuluş Savaşı resimleri dışındakiler çok keyif veriyordu bana. Bazı gerizekalı öğretmenleri onun çizdiği resimleri babası çiziyor zannediyordu. Bu yüzden defalarca azar işitmişti.

Yakın bir arkadaşı vardı. Kuzeni Varol. Sürekli onunla oynardı çocukluktan beri. Sonra bir ara Varol karikatür çizmeye başladı. Bütün aile karikatür çizebiliyor diye Varol’u daha çok seviyordu. Veya o öyle zannediyordu. Bu kıskançlık yüzünden o da karikatüre başladı. 12 Yaşlarındaydı. Yarışmalara katıldı. Bir sürü ödül aldı. Bu tarafta iyi olmasına rağmen, dersleri kötü gidiyordu. Neyse ki iyi yürekli anne ve babası ona hiç kızmıyordu. Hep yanındaydılar.

Liseyi bitirdiği zaman karikatürlerini koltuğunun altına aldı ve Limon dergisine gitti. Her hafta çok çalışıyor ve birsürü karikatür götürüyordu dergiye. Fakat ya bir, ya da iki tanesi yayımlanıyordu. Çok çalışıyordu ama mutluydu. Limon dergisinde köşe sahibi olmak istiyordu. Altı yedi ay gibi kısa bir sürede de başardı bunu. Derginin en genç çizerlerinden biriydi ve yaptığı işleri o zamanlar çok beğeniyordu. Şimdi soracak olursanız, aslında çok kötü işlerdi. Esprileri basit, çizgileri kötüydü. Zamanla düzeltti işlerini. Şu sıralar fena çizmiyor diyebilirim ama hala yeterli değil.

Dergiye girdikten bir süre sonra televizyon için çalışmaya başladı. Plastip Show adını verdikleri kukla programını yapıyorlardı. Sonra bu işten ayrıldı ve yakın arkadaşları ile birlikte Mr. Veb Yaratım Ekibi’ni kurdu. Bir sürü talk show, dizi ve eğlence programları hazırladılar.

Bir yandan da okula gidiyordu. Güzel Sanatlar Akademisi’nde heykel nasıl yapılır dersleri alıyordu. Bu arada Limon Leman oldu. Dergiye girdiğinden bu yana sekiz sene geçmişti. Komikaze köşesinin yanına Marlon tipini de eklemişti.

2002 yılının sonuna doğru arkadaşlarıyla Penguen Dergisi’ni kurdu. Artık orada çiziyor. Komikaze.net diye bir site yapmıştı 99 yılında, onunla da ilgileniyor.

Sürekli sinemaya gidiyor. Hayatta hiçbir zaman işine yaramayacak olan bilgileri öğreniyor. Bunun için saatlerce ansiklopedi okuyor. Bir ayının kış uykusunda yarı yarıya kilo kaybettiğini bilmek onu sevindiriyor. Resim yapıyor. Büyük tuallerle oynarken onu ana okulunda daha yeni tanıdığım yılları hatırlıyorum. Resimleri hala o çocuk resimleri. Aynı renkler, aynı çizgiler. Mutlu, her zaman mutlu. Derdi yok değil. Herkesin derdi var. Ama o bu dertlerin bir süre sonra bitebileceğini hatırlayabiliyor. Hayatın sıkıntılarının kendisini üzmesine izin vermiyor.

Bu hayata beraber geldiğimiz için ve onunla beraber gideceğim için kendimi çok şanslı sayıyorum. Çünkü o iyi birisi. En azından bana karşı iyi. Benim kadar tanısanız siz de onu severdiniz. Ama hiçbir zaman ona benim kadar yakın olamayacaksınız…





Turgut Demir

11 07 2007

Turgut Demir

Ankara 1975 doğumlu.

Çalışmalarını Bursa’da sürdürüyor.

Uludağ Üniversitesi Güzel Sanatlar Eğitimi, Resim A.B.D. mezunu.

Bursa Haber, Bursa 2000, Bursa Hakimiyet ve Kent Gazetelerinde grafiker ve karikatürist olarak görev aldı.

Yine bu gazetelerin çıkarmış olduğu dergilerin art direktörlüğünü üstlendi.

1994 yılından beri profesyonel olarak karikatür çiziyor.

Gırgır, Ustura, Sinek, Solak, Soytarı gibi mizah dergilerinde ve ayrıca çeşitli kurumların çıkardığı dergi ve bültenlerde karikatürist ve illüstratör olarak yer aldı.

Pek çok fanzin dergi çıkardı. Yarışmalarda almış olduğu ödülleri ve yayımlanmış albümleri bulunmaktadır.





Ersin Karabulut

11 07 2007
Ersin Karabulut
3 Haziran 1981’de İstanbul – Eminönü’nde doğdu… Ardından biraz büyüdü, Bayrampaşa ilköğretim okulunda okudu. Okurken büyümeye devam etti. Yeteri kadar büyüyünce Vatan Anadolu Lisesine girdi ve orda da 7 yıl kadar büyüdü…

Her anne baba gibi bununkiler de biricik oğullarının mühendis, doktor falan olmasını istediler ama Ersin’in kafası hakkaten matematiğe falan çalışmıyodu, hiç çalışmıyodu yaa öğle böyle değil… Hep 100 üzerinden 30 alıyodu… Bi kere 85 aldı ama o da nasıl oldu kendisi de anlamadı, sordum, hala anlamıyomuş… Neyse ne diyoduk bu baktı kendisinden ne mühendis olur ne doktor… Bitek şeyi seviyo, o da malum, bi şeyler çizmek etmek… Orta okulun sonların da mizah dergilerine karikatür çizip götürmeye başladı. 16 yaşındamıydı neydi, ilk karikatürü Pişmiş Kelle dergisinde çıktı. Ardından köşe çizmeye başladı… Dandik dandik bisürü şey çizdi… Pişmiş Kelle’nin dışında, aralarda Gırgır ve Ördek’te çalıştı biraz. Bu sırada tabii biraz daha büyüdü … Lise bitince içinde büyüme devam edebileceği bir üniversiteye girmesi gerekliydi… O da bu iş için Mimar Sinan Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Grafik bölümünü seçti… İkinci sınıftayken Lombak dergisinde çalışmaya başladı, dersleri de bi güzel salladı… Tam derslere yoğunlaşmaya karar verdiği sırada Penguen dergisi çıktı… Bu orda da çalışmaya başladı… Şu an hala bu iki dergide çalışmaya, aynı üniversite de okumaya ve büyümeye devam ediyo.

Daha fazlası için: bkz. Sandık İçi, O da olmadı bkz. Karabulut adam





Selçuk ERDEM

11 07 2007
Selçuk ERDEM

 1973 Eskişehir doğumlu tanınmış bir Türk karikatüristtir.

Profesyonel çizerliği 1990′da Limon Dergisi’nde başladı. Leman ve L-manyak dergilerinde sanatı daha da gelişti. Leman dergisinden ayrılıp haftalık mizah dergisi Penguen’i kurdu. Kahramanları hayvanlar, yeniçeriler, uzaylılar olan karikatürler çizdi. Kişisel web sitesi, Türkiye’nin en çok ilgi çeken mizah sitelerinden biri oldu.

İşletim sistemi olarak penguen simgeli Linux (Debian) kullanan yazarın çizgilerinde de bu etki görülebilmektedir.





Turhan SELÇUK

11 07 2007

Turhan SELÇUK

1922`de Milas`da (Muğla) doğdu. İlk karikatürleri 1941`de Adana`da Türk Sözü, İstanbul`da Kırmızı Beyaz ve Şut`ta yayımlandı. 1948`de Şaka, Akbaba, Tasvir ve Aydede dergilerinin kadrolarında yer aldı. Ertesi yıl Yeni İstanbul gazetesine girdi. ABD`li karikatürcü Saul Steinberg`in “çizgiyle mizah” anlayışını benimsedi. Aynı gazetede karikatür tarihini ele alan yazılar kaleme aldı. “Grafik mizah”ın karikatürün evrensel anlatımı olduğunu savundu. 1951`de ilk sergisini açtı; 1952`de, kardeşi İlhan Selçuk ile birlikte öncülerinden olduğu 1950 Kuşağı`nın ilk yayını 41 Buçuk adlı mizah dergisini, 1953`te de Karikatür`ü yayımladı. İlk kitabı Turhan Selçuk Karikatür Albümü`nü çıkardığı 1954`te Milliyet gazetesine başkarikatürcü olarak giren sanatçı, oluşturduğu karikatür üslubunu bu dönemde geometrik bir estetiğe oturtmaya başladı ve bu tür yapıtları, kardeşiyle birlikte çıkardığı mizah dergisi Dolmuş`ta ivme kazandı. 1957`de Milliyet`te “Abdülcanbaz” adlı ünlü çizgi roman kahramanının maceralarına başladı; 1959`da 140 Karikatür`de yeni dönem yapıtlarından bir seçki düzenledi. 1960`larda İtalyan mizah dergisi II Travaso`nun kadrosuna girdi. 1961`de haftalık politika dergisi Yön`de çizmeye başladı; 1962`de Turhan 62, 1964`te ise Hiyeroglif, 1969`da Hal ve Gidiş`i yayımladı. Aynı yıl ikinci kez Yeni İstanbul`a döndü, daha sonra Akşam`a geçti, 1972`de ise Cumhuriyet gazetesinde haftalık panaromik politik karikatürler çizmeye başladı. 1979`da aniklopedik albümü Söz Çizginin`i yayımladıktan sonra 1980`de Milliyet`e döndü. Halen Cumhuriyet gazetesinde çalışmaktadır.





Yılmaz ASLANTÜRK

11 07 2007

Otisabimiz

1964 yılında Artvin’de ikiz kardeşim Sedat ile birlikte doğdum, 12 yaşında bir kaza ikimizi ayırdıktan sonra hep resim çizdim, karikatür çizdim. 1982 yılında çok istediğim Mimar Sinan Üniversitesi’ne girdim. Gırgır, Dıgıl, Avni dergilerinde karikatürlerim yayınlandı. 1990 yilinda Pişmiş Kelle mizah dergisinde çizmeye başladım. Karikatürlerin yanısıra “Otisabi” adlı bir köşe yazıyordum. Engin Ergönültaş’ın destegi ile “Başımdan Geçti Bunlar” adlı hikayeleri çizdim. Yeni Yüzyıl gazetesinde grafikerlik yaparken bilgisayar girdi hayatıma, Macromedia FreeHand ve Adobe Photoshop ile illustrasyonlar, haritalar, logolar, grafikler yaptım. Turkcell, Castrol, Coca-Cola gibi firmalara illustrasyonlar çizdim. Milliyet gazetesinin internet sitesine Flash animasyonlar hazırladım.

Halen Milliyet gazetesinin grafik servisini çekip çevirirken Penguen mizah dergisinde Otisabi hikayelerini yazıp çiziyorum.





Yiğit Özgür

11 07 2007
YİĞİT KARAAHMET
 
Yiğit Özgür son dönemin en çok güldürenler listesinin ilk sıralarında yer alan genç karikatüristlerden biri. Biz de Özgür’ün Penguen dergisinden sıkı takipçisiydik. Hatta bir süre sonra bir hafta sonrasını bekleyemeyip internet sitesi Ekşi Sözlük’te adına açılan sayfaları incelemeye, esprilerini internetten birbirimize yollamaya bile başladık. Ve artık Yiğit Özgür, o çok komik karikatürlerini Milliyet Pazar’da çizecek.
Özgür 27 yaşında. Karikatüristliğe küçüklüğünden beri ilgisi varmış. Askerliğin ardından İstanbul’a gelip elinde dosyalarla Leman dergisinin kapısını çalmış ve işe başkalarının esprilerini çizerek başlamış. Biz onun ilk ciddi karikatür denemeleriyle Penguen dergisinde karşılaştık. Özgür, Milliyet’in Popüler Kültür ekiyle ise daha geniş kitlelere ulaştı. Bu arada sekiz yıldır Bilim Çocuk dergisinde çiziyor.




Feyhan GÜVER

11 07 2007
Feyhan GÜVER
Evrencik köyünde doğdu…İlkokulu köyde, liseyi İstanbul Kız Lisesi’nde yatılı olarak okudu…Liseden sonra köyüne döndü ve karikatürle ilgilenmeye başladı…Birkaç yıl sonra daha köyde otururken döneminin en çok okunan mizah dergisi Limon’da çizmeye ve mizah yazıları yazmaya başladı…iki yıl boyunca çizgilerini köyden ulaştırdı…93’te İstanbul’a taşındı…Limon, Leman, Pazartesi dergileri  ile Yeni Binyıl gazetesine karikatürler çizdi…Halen Leman dergisinde ‘Bayır Gülü’ isimli köşesini çizmeye devam ediyor…

Şimdiye kadar ‘Feyhan Sofrası’ isimli bir mizah yazıları kitabı ve dört adet ‘ Bayır Gülü’ albümü yayınlandı…





Oğuz ARAL

11 07 2007
Oğuz ARAL

 İstanbul Silivri’de 1936 yılında doğdu. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nin üçüncü sınıfından ayrılarak, 1950′den sonra çeşitli dergi ve gazetelerde karikatür çizmeye başladı.

‘Güncel, halkın anlayabileceği basite indirgenmiş’ bir karikatür anlayışına önem veren Aral, kendi mizahi görüşü ve doğrultusunda birçok karikatürcü yetiştirdi.

GIRGIR mizah dergisinin kurucusu ve yönetmeni olan Aral, daha sonra AVNİ dergisini çıkardı. Aral, GIRGIR dergisinin tirajını 300 bin adedin üzerine çıkararak, Avrupa’nın üçüncü büyük güldürü dergisi durumuna getirdi.

‘Avanak Avni’ tiplemesinin yaratıcısı Oğuz Aral, ‘Hayk Hmmer, Köstebek Hüsnü, Utanmaz Adam ve Vites Mahmut’ gibi tiplemeleriyle de tanınıyordu.

Karikatürleri ölümüne kadar Hürriyet gazetesinde yayınlanan Aral’ın, tiyatro, müzik ve sinema konularında da çalışmaları bulunuyor.

Anadolu’nun çeşitli yerlerinde pandomim gösterileri sergileyen Aral, Koca Yusuf (1966), Direkler Arası (1967), Bu Şehri İstanbul (1968), Ağustos Böceği ile Karınca (1971) adında çizgi filmleriyle de Türk çizgi film sektöründe önemli bir yere sahip. Oğuz Aral, Yazar İnci Aral ve karikatürist Tekin Aral’ın ağabeyi.